Ana sayfa » Sağlık » Protein İçeren Besinler Nelerdir? En İyi Protein Kaynakları Hangileridir?

Protein İçeren Besinler Nelerdir? En İyi Protein Kaynakları Hangileridir?

Protein içeren besinler başlıklı bu yazımda en iyi protein kaynaklarıyla ilgili sizleri bilgilendirmeye çalışacağım.

Yaşamımızı sağlıklı bir şekilde sürdürebilmemiz için son derece gerekli olan protein; en genel tanımıyla aminoasitlerin tıpkı bir zincir gibi birbirlerine bağlanmaları sonrasında ortaya çıkan organik bileşiklere deniyor.

Aminoasitlerin yapıtaşlarından oluşan bu organik bileşiklerin vücudumuz tarafından yeterli miktarda alınmaması, hücre gelişiminin durması, erken yaşlanma, kansızlık, kemik erimesi gibi pek çok sağlık sorununu beraberinde getiriyor.

Vitamin, mineral ve su kadar gerekli bir besin türü olarak, daha çok hayvansal kaynaklı gıdalarda yer alsa da başta koyu yeşil yapraklı sebzeler olmak üzere birçok bitkisel besinde de yeterli miktarda bulunuyor.

Peki, protein nedir ve yüksek protein içeren besinler nelerdir? Gelin, bu soruları birlikte yanıtlayalım:

Protein Nedir?

Vücudumuz için hayati bir önem taşıyan protein; 20 farklı L-alfa-aminoasitten oluşuyor. Lineer polimer grubunda sınıflandırılan bu besin, genlerimizde kodlanmış şekilde bulunan bilgiler doğrultusunda amino-asitlerden inşa ediliyor.

en çok protein içeren besinler hangileri

Protein İçeren Besinler

Genlerimiz tarafından kodlanan birtakım görevleri yerine getirmekle yükümlü olan bu lineer polimerler; ancak ve ancak yediğimiz besinler aracılığıyla vücudumuza giriyor.

Yani vücudumuz kendi kendine hiçbir şekilde üretemiyor.

Bu yüzden de öğünlerimizde sıklıkla protein içeren besinler tüketmemiz, sağlığımız açısından son derece önem arz ediyor.

Protein Ne İşe Yarar?

Vücudumuzda yeterli miktarda bulunmadığında ölümcül sonuçlar doğurabilecek ciddi yan etkileri beraberinde getiren bu besinin en önemli faydalarını aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:

  • Kas ve kemik gelişimini destekliyor

Kas inşası ile sorumlu olan lineer polimerler, daha sağlam ve daha dayanıklı bir kas-iskelet yapısına sahip olabilmemize olanak tanıyor.

Uzun bir süre boyunca tüketilmemesi, kas erimesi, kas zayıflığı, kemik erimesi, kaslarda güçsüzlük, kronik kas ağrıları gibi pek çok sağlık sorununu tetikliyor.

Kas inşasının yanı sıra kas dokusunun yenilenmesini de sağlayarak, kas ve kemik hastalıklarına yakalanma olasılığımızı düşürüyor.

  • Kilo vermemize yardımcı oluyor

Karbonhidratlı besinlerin düzenli tüketimi kısa bir sürede kilo almamıza neden olurken, söz konusu protein içeren besinler olduğunda vücudumuz bu besinleri parçalamak için daha fazla enerji ve kolari harcar.

Bir diğer deyişle vücudumuz karbonhidratları parçalarken fazla bir efor sarf etmediğinden kilo almaya meyilli bir hale geliyor.

Son dönemlerde kadınlar tarafından rağbet gören protein diyeti; birkaç ay gibi kısa bir sürede yaklaşık 8- 10 kilo vermemizi sağlıyor.

Aynı zamandadaha uzun saatler boyunca tok kalmamızı sağlayarak, gün içerisinde abur cubura yönelmemizi ve kendimizde sürekli bir şeyler yeme ihtiyacı hissetmemizi engelliyor.

  • Kan şekerini dengeliyor

Protein içeren besinler kan şekerimizi düşürerek, dengeliyor. Bu yüzden de tip2 diyabetin önlenmesinde diyetisyenler ve doktorlar tarafından hastalara bol miktarda yağsız et, süt gibi besinler tüketmeleri öneriliyor.

  • Beyin sağlığımızı koruyor

Beyin hücrelerinin yaşam ömrünü uzatmanın yanı sıra bu hücrelerin yenilenmesini teşvik ederek, beyin sağlığımızı gözetiyor.

Yetersiz miktarda tüketildiğinde, maalesef ki ilerleyen yaşlarda Alzheimer, Parkinson vb. pek çok sağlık sorunu ile karşılaşmamıza yol açıyor.

Protein içeren besinler yüksek oranda B12 vitamini bulundurmakta ve B12 vitamini Aloe Vera dışında ki bitkisel gıdalarda yeteri kadar yer almamaktadır.

Bu yüzden özellikle vejetaryen beslenen yani hiçbir şekilde et ve hayvansal gıda tüketmeyen kişiler; zamanla odaklanamama, hafıza kaybı, konsantre olamama, bilinç bulanıklığı gibi beyin sağlığını yakından ilgilendiren sağlık sorunları yaşamaktadır.

Hatta vejetaryen beslenme; zamanla depresyon, anksiyete gibi ruhsal sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor.

UYARI: 

Şayet hayvanlara olan aşırı sevginiz ve merhametiniz yüzünden et tüketmiyorsanız; en azından bu besini içeren bitkisel kaynakları düzenli olarak tüketmenizi öneriyoruz.

Aynı zamanda düzenli olarak bir doktora görünerek, vücudunuzdaki vitamin eksiklikleri hakkında bilgi edinmelisiniz.

Aksi halde ilerleyen yıllarda Alzheimer, Parkinson gibi hastalıklara kolaylıkla yakalanabilirsiniz.

Hatta hayata sıkı sıkıya bağlı, neşeli ve eğlenceli bir kişiyken, yıllar sonra hayattan hiç ama hiç zevk almayan, bıkkın, hayata negatif bakan bir kişiye dönüşebilir; depresyona bile girebilirsiniz. Aman dikkat!

  • Vücudumuzu ve organlarımızı onarıyor

Vücudumuzda hasar gören hücreleri onarırken, saç ve tırnaklarımızın büyümesini ve gelişmesini sağlar.

Kopmayan, dökülmeyen, sağlıklı ve canlı saçlara sahip olmak adına mutlaka bu lineer polimerleri içeren besinleri düzenli olarak tüketmeyi ihmal etmemelisiniz.

Protein Eksikliği Belirtileri Nelerdir:

Aşağıdaki belirtiler sizde mevcutsa en kısa zamanda bir doktora görünmenizi öneriyoruz.

  • Halsizlik,
  • Tırnaklarda kırılma,
  • Yürürken, merdiven çıkarken bile zorlanma,
  • Mide bulantısı ve karın ağrısı,
  • Depresyon,
  • Sinirlilik, gerginlik vb. ruh hali değişiklikleri,
  • Kas erimesi,
  • Kas ağrıları,
  • Şiddetli baş ağrısı,
  • Uykusuzluk,
  • Organ yetmezliği(ileri evre)

Protein Nelerde Var?

Daha çok hayvansal kaynaklarda özellikle kırmızı ve beyaz ette bulunan bu organik bileşik, aynı zamanda birtakım bitkisel gıdalarda da yer alıyor.

Lakin yalnızca bitkisel kaynaklarla vücuda alınan bu organik bileşiğin karaciğerimiz, bağırsaklarımız yani sindirim sistemimiz tarafından yeterince emilip emilmediğine dair tıp dünyasındaki çatışmalar devam ediyor.

Pek çok doktora göre bu eksikliği yaşamamamız için mutlaka hayvansal gıdalar tüketmemiz gerekiyor.

Hayvansal gıda tüketmeyen kişiler ise erken yaşlarda çoğu sağlık sorunu ile yüzleşmek zorunda kalıyorlar.

En çok protein içeren besinleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

  • Kırmızı et:

Kırmızı et yüksek protein içeren besinler arasındadır. Vücudumuzun onarılması ve hücrelerimizin yenilenmesi için adeta zorunlu bir besindir.

Çoğu uzmana göre hepimizin haftada en az iki sefer kırmızı et tüketmesi gerekiyor. Ancak kırmızı etin aşırı tüketimi kolesterolü tetikliyor.

Bu yüzden yemeklerinizi mutlaka yağsız kırmızı et ile hazırlamanız gerekiyor.

  • Beyaz et:

Kırmızı ete nazaran daha az miktarda yağ içeren beyaz et; kırmızı et tüketmekten çok da hoşlanmayanlar için iyi bir alternatif!

Tavuk eti, hindi eti gibi kümes hayvanlarının etinin yanı sıra yumurtasında da bol miktarda bulunuyor.

  • Süt:

Kas ve kemik gelişiminde özel bir yeri bulunan süt, bu bileşen açısından çok önemli bir besindir.

Kırmızı et tüketmiyorsanız, yani vejetaryenseniz en azından düzenli olarak süt ve yumurta tüketmeye özen göstermelisiniz.

  • Yoğurt:

En sağlıklı besinler arasında bulunan yoğurdun yalnızca 100 gramında bile bu bileşenden 10 gram yer alıyor.

Yukarıdaki besinlerin yanı sıra balık çeşitlerinde ve süzme peynirde de yüksek oranda bulunuyor.

Bitkisel Protein İçeren Besinler:

Vegan ve vejetaryen beslenen kişilerin mutlaka düzenli olarak tüketmeleri gereken en iyi bitkisel protein içeren besinler:

  • Baklagiller

Fasülye, nohut ve mercimek başta olmak üzere çoğu baklagil çeşidi en ideal kaynaklar olarak kabul ediliyor.

  • Kuruyemişler

Kabak çekirdeği, badem, fındık, fıstık gibi birtakım kuruyemişlerin düzenli tüketimi, günlük ihtiyacınızın büyük bölümünü karşılamanızı sağlıyor.

  • Keten, kenevir ve Chia tohumu:

Özellikle veganların düzenli olarak tükettikleri keten, kenevir ve Chia tohumlarının yalnızca bir yemek kaşığında bile ortalama 10 gram bulunuyor.

  • Koyu yeşil yapraklı sebzeler:

Ispanak, su teresi, enginar, Brüksel lahanası, kuşkonmaz, brokoli gibi sebzeler; özellikle diyet esnasında tüketildiklerinde ciddi anlamda kilo verebilmenize olanak tanıyor.

  • Meyveler:

Şeftali, kuru incir, kavun, nektari, çiğ avokado; listemizin ilk sıralarında bulunuyor.

Bu değerli besinin en önemli görevleriyle ilgili sizleri bilgilendirmeye çalıştım.

Sağlık ve afiyetle…

Sağlık hakkında ki diğer yazılarımıza buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir