Ana sayfa » Sağlık » Migren Nasıl Tedavi Edilir? Ağrılarınızdan Kurtulmanın En Etkili Yolları

Migren Nasıl Tedavi Edilir? Ağrılarınızdan Kurtulmanın En Etkili Yolları

Migren yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşüren şiddetli baş ağrıları olarak bildiğimiz, tıp literatüründe otonom sinir sisteminin oluşturduğu nörolojik temelli bir hastalık.

Günümüzde ortalama her 5 kadından birinde görülebilen migrenin erkeklerde görülme sıklığı ise %7 civarında. Migrenin genetik yönü baskın olsa da yaşam standartlarına bağlı olarak önemli ölçüde etkisini azaltmak mümkün.

Sosyal yaşamı olumsuz yönde etkileyen migren, çoğu zaman ataklar biçiminde ortaya çıkıyor. Göz etrafında ya da ensede başlayan ağrılar; pek çok belirtiyle kendini ele verir.

Zaman zaman ortaya çıkan ağrılar episodik migren; ortalama 2-3 gün içinde düzenli şekilde tekrar eden ağrılar ise kronik migren olarak adlandırılır.

Kronik migren, zamanında doğru biçimde müdahale gerçekleşmediğinde oldukça yıkıcı sonuçlar yaratabilmektedir. Pek çok kişinin yaşamını deyim yerindeyse kabusa çeviren bu rahatsızlık asla rutin bir baş ağrısı olarak görülmemelidir.

Migren Nedir ve Migrene Ne iyi Gelir

Migren Belirtileri Nelerdir

Hekimlerin çok sık karşılaştığı bu rahatsızlığın belirtileri ve tedavi yöntemleri nedir, gelin hep birlikte göz atalım.

Migren Nedir?

Yaşamımızın birçok safhasında günlük baş ağrısı problemleriyle karşı karşıya kalmaktayız. Genelde bu baş ağrılarının çok ciddi gerekçeleri yoktur.

Uzun süre aç ya da susuz kalma, yorgunluk, uykusuzluk gibi rutin nedenler kısa süreli baş ağrılarına neden olabilir; fakat kimi baş ağrıları kendini kısa aralıklarla ve kabus duygusu yaratan ataklar şeklinde tekrar eder.

Bu ağrının devamlı tekrar edeceğini bilmek kişi için aynı zamanda müthiş bir kaygı gerekçesidir. Günlük aktiviteleri olumsuz yönde etkileyecek kadar şiddetli olan baş ağrıları migren olarak bilinir.

Genelde 20 yaş ve üzerindeki kadınlarda bu rahatsızlığın oluşumu daha olağandır. Buna rağmen henüz çocuk yaşlarda bile başlayabileceği bilinmektedir.

Başta östrojen olmak üzere çeşitli hormonal değişimlerin kadınlarda daha baskın olması rahatsızlığın ağırlıklı olarak kadınlarda görülmesinin ana gerekçesidir.

Işık, koku veya sese karşı aşırı hassasiyet yaratan migren hastalığı, “aura atakları” ile beraber gelmektedir. Bu ağrılar genel anlamda başın belli bir tarafında zonklama biçiminde kendini göstermektedir.

Genetik kökenli bir rahatsızlık olduğu için diğer aile bireyleri de migren konusunda yüksek bir risk barındırmaktadır.

Migrenin Nedenleri

Her şeyden önce bu baş ağrılarının “migren” olarak tanımlanması adına belli kriterler bulunuyor. Örneğin son 6 aylık zaman dilimi içinde ağrıların kendini en az 5-6 defa tekrar etmesi gerekir.

Kadınlarda mensturasyon dönemi olarak bilinen dönemler, bunun oluşumuna önemli ölçüde etki eder.

Öte yandan stresli bir yaşam, bozuk uyku düzeni, yanlış ya da yetersiz beslenme, uzun süreli açlık rahatsızlığı tetiklemektedir; fakat bu elbette her hastada bu şekilde tezahür etmez.

Çünkü rahatsızlığı ortaya çıkaran nedenler oldukça bireyseldir ve hasta sebeplerini ortadan kaldırmasına rağmen migrenden kurtulamayabilir.

Rahatsızlığı oluşturan bir diğer neden ise bilgisayar karşısında uzun süre vakit geçirmektir.

Özellikle işi gereği daima bilgisayar karşısında oturan ya da gece geç saatlere kadar bilgisayar karşısında çalışmak zorunda olan kişilerin migrenle karşılaşma olasılıkları görece daha güçlüdür.

Bilgisayarlar özelinde gözü yormayan koruyucu ekranlar bu noktada bir çözüm oluşturabilir diyebiliriz.

Tüm bu nedenlerin haricinde anlık hava değişimleri, yüksek neme maruz kalmak, sayabileceğimiz diğer migren nedenleri arasındadır.

Toparlamak gerekirse migren oluşumlarına zemin hazırlayan hem çevresel hem de genetik nedenler söz konusudur.

Ailede anne ya da babadan biri bu rahatsızlığa maruz kalmışsa, çocuğun migrenle tanışma olasılığı %60’ın üzerindedir.

Genetik faktörler karşısında bir hekime başvurmaktan başka bir çözümümüz yoktur; ancak çevresel odaklı nedenlerde yaşam kalitemizi iyileştirerek bunu kontrol altına alabilmek bizim elimizde.

Migren Belirtileri Nelerdir?

Ataklar çoğu zaman ağrılar ortaya çıkmadan 10 dakika önce kendini yavaş yavaş hissettirir.

Migren ağrısı ya da atakları dört farklı aşamaya sahiptir. Bunları prodrom, aura, baş ağrısı ve postdrom şeklinde sıralayabiliriz.

Prodrom aşaması genelde boyunda tutulma, esneme, kabızlık ve yeme isteği şeklinde ortaya çıkar. Aura aşamasında dokunma eğiliminde zayıflık, his kaybı gibi belirtiler ön plandadır.

Hatta vücutta uyuşma, görme ya da konuşma aksaklıkları da tespit edilen belirtiler arasındadır. Atak esnasında kalp atışlarında belli aralıklarla zonklama meydana gelir.

Atakların süresi kişiden kişiye değişmekle beraber genelde 4 saatten kısa sürmez. Atak sonrası anlamına gelen postdrom aşamasında tükenme hissi kişiyi baştan başa sarar.

Başınızın genelde tek bir bölümünde ağrı söz konusuysa, migren olasılığı güçlüdür. Başın arka bölümü ağrıların en yoğun olduğu alandır.

Kişi rahatsızlık sürecinde konsantrasyon bozuklukları yaşayabilir. Düşünme yavaşlığı, konuşma aksaklığı, susama, şişkinlik duygusu ve kabızlık diğer belirtileri arasında sıralanabilir.

Bu belirtilerin düzeyi ve aralığı kişiden kişiye göre değişiklik göstermektedir.

Migren Nasıl Geçer?

Bu rahatsızlığı deneyimleyen bireylerin en çok sorduğu sorulardan bir tanesi de “Migrene ne iyi gelir?” sorusudur.

Özellikle yoğun ataklara maruz kalan kişiler internet üzerinden sıklıkla “Migren ağrısı nasıl geçer” şeklinde aramalar gerçekleştirir.

Ağrıları geçirme noktasında tıbbi açıdan neler yapılabileceğini aşağıdaki başlıkta detaylı bir şekilde açıklayacağız; fakat bazı doğru hamlelerle pratik bir şekilde bu şiddetli ağrıları en azından belli ölçüde kontrol altına alabiliriz.

  • Ağrı esnasında doğru şekilde masaj uygulayın. Baş ve işaret parmağının arasında kalan bölme yaklaşık olarak 3 dakika kadar masaj yapın. Buradaki basınç, kan akışına doğrudan etki edecektir ve en azından kısa süreli olarak ağrının şiddetini azaltacaktır.
  • Günde birkaç taze kahve tüketerek ağrınızı azaltabilirsiniz. Çünkü kahvede bulunan kafein, bu ağrılara olumlu yönde etki etmektedir. Kahvenin uyuşturucu etkisini de göz ardı etmeyelim.
  • Yine aynı şekilde elma sirkesi de bu ağrılara iyi gelen besinler arasındadır. Çünkü elma sirkesinin kemik ağrılarının önüne geçtiği kabul edilen bir gerçektir.
  • Suyunuzun içine 1 çorba kaşığı civarında elma sirkesi karıştırın ve tüketin. Elma sirkesinin organik olmasına özellikle dikkat edin.
  • Bütün bunların haricinde nane, biber, buz ve papatyayı da hekime başvurmadan önce şiddeti azaltacak unsurlar olarak sıralamamız mümkündür.
Migren Tedavileri

Bu rahatsızlığın tedavisi mikro değil, bir bütün olarak ele alınmalıdır. Çünkü migrenin hem fiziki hem de psikolojik bir boyutu söz konusudur.

Hekimler genelde episodik migren tipleri için belli düzeyde migren ilacı yazmayı yeterli görürler. B2 vitamininin eksikliğine, bu rahatsızlıkta sıklıkla rastlanılmaktadır.

Dolayısıyla migren ilaçlarının haricinde demir ve magnezyum eksikliğini dengeleyen ilaçlar da yazılmaktadır.

ABD’de FDA onayı olmasına rağmen henüz ülkemize getirilmeyen migren aşısı da yakın zaman sonra önemli bir alternatif olacaktır.

Bu aşı özellikle kontrol altına alınması zor olan, kronik vakalar için tercih edilecektir. Diğer yandan tedavi aşamasında kas gevşetici botoks uygulamalarına da başvurulmaktadır.

İlaç tedavisinden uzun süre sonuç alamayan hastalar bu durumda ruhsal açıdan ciddi ölçüde yıpranabilir.

Migren ameliyatı ise çok özel ve aşılamayan durumlarda başvurulan bir yöntem olsa da tıbbi açıdan henüz tam anlamıyla başarısını kanıtlayabilmiş değildir.

Üstelik pek çok yan etkiyi beraberinde getirmesinden ötürü çoğu zaman tavsiye edilmemektedir.

Sağlık hakında ki diğer yazılarımıza buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir