Ana sayfa » Sağlık » Kanımızda Dolaşan Güç Demir ve Eksikliği Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Kanımızda Dolaşan Güç Demir ve Eksikliği Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Demir vücudun oksijen dağılımı ve hormonların aktif hale gelmesi için büyük öneme sahiptir. Ancak demir eksikliği yani kansızlık olarak bildiğimiz durumda ciddi hayati fonksiyon kayıpları yaşanır.

Vücudumuz için olduça önemli olan demir minareli hakkında ki tüm detayları bu yazımızda bulabilirsiniz.

Demir Minareli Ne İşe Yarar

Vücudumuzda ki bütün hücrelere oksijen taşınması gibi hayati bir görevi olan demir enzimlerin aktif hale gelerek, çalışmasında önemli bir rol oynar.

C vitaminiyle bir araya geldiği takdirde kana daha rahat karışan ve çay, kahve gibi sık tüketilen içeceklerle etkinliği azalan bu mineral, pek çok gıdada doğal olarak bulunmaktadır.

Bağırsaklar tarafından emilimi gerçekleştirilen, vücutta bulunan farklı sistemlere oksijen taşımakla yükümlü olan hemoglobinin sentezinde rol oynar.

Ayrıca miyoglobin adı verilen ve kaslara oksijen iletiminden sorumlu olan molekülleride aktif hale getirir.

Görüldüğü üzere bu mineral vücuttaki hayati önem arz eden pek çok enzim ve molekülün içerisinde önemli rollere sahiptir.

Demir içeren besinler

Demir Eksikliği Belirtileri ve Tedavisi

Pek çok kişi böylesi önemli bir bileşeni vitamin sanmakta, ancak bu bileşen vitamin değil mineral türünden bir yapıtaşıdır.

Yani demir vitamini şeklinde aldığımız ürünlerin ya da bilgilerin sahte olduğunu anlayabiliriz.

Demir Eksikliği Nedir?

Dünya genelinde en sık görülen kansızlık yani anemi çeşidi demir eksikliği şeklinde meydana gelir. Başta az gelişmiş ülkeler olmak üzere anemi geniş bir yayılım alanı göstermektedir.

WHO (Dünya Sağlık Örgütü), anemiyi; ‘’kırmızı kan hücrelerine rengini veren ve oksijen taşınmasında başrolü oynayan hemoglobin isimli protein çeşidinin kanda kadınlar için 12 gr/dl ve erkekler için 14 gr/dl’nin altında olması durumu’’ şeklinde tanımlamaktadır.

Burada bilinmesi gereken hemoglobinin bu minarelin temel yapısında bulunduğu ve ancak bir araya geldiklerinde oksijenin ciğerlerden vücuda dağıtılabileceğidir.

Bu minarelin eksikliğinde kişilere kansızlık ya da anemi tanısı konmaktadır.

Araştırmalar, kadınlarda bu eksikliğin %35, erkeklerde %20 ve gebelerde %50 oranında olduğunu göstermektedir.

Mide ve bağırsak hastalıkları da bu mineralin emilimini olumsuz olarak etkilemektedir.

Belirtileri Nelerdir?

Halk arasında kansızlık olarak sıkça bahsettiğimiz bu eksikliğin belirtileri herkeste kendini belirgin şekilde göstermez. Bazu kişilerde demir eksikliğinin teşhis edilebilmesi için rutin olarak doktor kontrolü gerekmektedir.

İnsanlarda yaygın olarak görülen demir eksikliği belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Deri renginde solgunluk
  • Vücutta genel yorgunluk hali
  • Konsantrasyon güçlüğü
  • El ve ayaklarda uyuşma hissi
  • Baş ağrısı
  • Agresiflik ve gerginlik
  • Kulakta çınlama ve uğultu
  • Çabuk kırılan, dayanıksız tırnaklar
  • Dudaklarda çatlama ve ağız çevresinde yara
  • Saçlarda aşırı dökülme

İlk aşamada görülen bu gibi genel belirtilerin ardından, tablonun ciddi bir hal almasıyla elbette semptomlar da belirginleşecektir.

Bu ilerleyen vakalarda tiroitin çalışma hızının azalması, kalpte çarpıntı, huzursuz bacak sendromu ve toprak, buz gibi farklı maddeleri yeme isteğine yol açabilmektedir.

Kan değerleri düşük çocuklarda ise yürüme ve oturma dengesinin sağlanması gecikirken, bu belirtilere öğrenme güçlüğü de eşlik etmektedir.

Nedenleri Nelerdir?

Kansızlığın bu minarel haricinde folik asit, B12 eksikliklerinden de oluşabileceğini belirtmek gerekmektedir.

Vücutta ki bu tarz eksiklikler tamamen yetersiz beslenme ile alakalıdır.

Ayrıca emzirme dönemindeki kadınlar, büyümekte olan çocuklar, düşük kilolu doğan bebekler ve hamileler de bu minarele diğer bireylerden daha fazla ihtiyaç duyduğundan kansızlık yaşayabilirler.

Demir hangi yiyeceklerde vardır, sorusu daha çok çocuklar için ön plana çıkan bir sorudur.

  • Anne sütü yerine bebekleri demir oranı yetersiz mamalarla beslemek
  • 1 yaşından önce inek sütüne geçilmesi
  • Çocukların hayvansal gıdaları yeterli miktarda almıyor olması

eksikliğin temel nedenlerindendir.

Yetişkinlerde ise;

  • Çay ve kahveyi fazla tüketmek
  • Kırmızı kavurma, mangal gibi yanlış yöntemlerle pişirmek
  • Sosis, salam gibi şarküteri ürünlerini fazla tüketmek
  • Emilimi engelleyen mide ya da bağırsak problemleri
  • Kadınlarda adet kanamasının fazla olması
  • Kürtaj ya da düşük doğum yapmak
  • Vücutta tümör bulunması

gibi nedenlerden ileri gelmektedir.

Eksiklik Durumunda Tedavisi Nasıl Yapılır?

Bununiçin vaktinde ve doğru tanı oldukça önemlidir. Hastanın demir hapı gibi herhangi bir takviyeyi uzman tavsiyesi olmaksızın almadan öncesinde mutlaka kendisine kesin tanının alınmış olması gerekmektedir.

Değerlendirme kapsamında semptomları taşıyan kişinin;

  • Sağlık problemleri,
  • Ailesinde bulunan hastalıklar,
  • Kullanmakta olduğu ilaçlar,
  • Beslenme programı ve yaşam alışkanlıkları

iyi bir şekilde öğrenilmektedir. Yapılan kan testine dair sonuçların yanı sıra aneminin türü gerektirdiği takdirde kemik iliği testi uygulanması da kesin tanı için kullanılabilmektedir.

Tanı sonrasında buna sebebiyet veren etmenin ortadan kaldırılmasına çalışılmalıdır.

Örneğin bir tümör varlığında meydana gelen demir eksikliği için öncelikle tümörün durdurulması gerekmektedir. Bu sayede eksiklik ortadan kalkabilir.

Ayrıca adet kanaması çok uzun süren ya da çok yoğun olan kadınların hormonal takviye alması sayesinde kanda taşınan minerallere yönelik kayıplar minimuma indirilmektedir.

Eğer anemi yaşam kalitesini dahi etkileyebilecek düzeydeyse takviye amacıyla kan nakli de uygulanabilir.

Bağışıklık sistemini desteklemek amacıyla kullanılan ilaçlar alyuvar yapımını olumsuz etkilediğinden, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanılarak da anemi ortadan kaldırılabilir.

Ayrıca kemik iliğinden ileri gelen aneminin önüne geçmek adına kemik iliği takviyesine de başvurulmaktadır.

Demir İlaçları Nedir? Nasıl Kullanılır?

Demir ilaçları, bu eksikliğin tedavisi için dengeli bir beslenme programına ek olarak alınmalıdır. İlaçlar tek başına yeterli olmasa da doğru beslenmeyle büyük başarılar sağlayabilmektedir.

Ancak bu ilaçların açken ve süt ürünleri tüketildiğinde asla kullanılmaması gerektiği bilinmelidir.

Vücudun demir hapı ile gerekli depoları doldurabilmesi için minimum 6 ay düzenli olarak kullanılması gerekmektedir.

Demir iğnesi ya da hapı gibi takviyeler kullananların etkiyi artırmak adına C vitamini içeren besinler, kırmızı et ve pekmez tüketmesi faydalı olacaktır.

Hangi Besinlerde Bulunur?

Aldığımız takviyeleri etkili kılmak adına beslenmemize dikkat etmemiz ekstra önem taşımaktadır.

Bu eksikliğin önüne geçmemizi sağlayan besinleri tüketmenin yanında bol miktarda C vitamini almak emilimi artırmaktadır.

Eksikliğinde anemiyi tetiklemesi nedeniyle B12 vitamini de düzenli ve yeterli şekilde alındığından emin olunması gereken bileşenler arasında yer almaktadır.

Demir içeren besinler şu şekilde sıralanabilir:

  • Kuru dut, kuru üzüm gibi meyve türleri
  • Ispanak, pazı gibi yeşil yapraklı bitkiler
  • Susam
  • Fındık, fıstık
  • Sakatat, kırmızı et ve balık
  • Pekmez
  • Üzüm
  • Yumurta
  • Baklagiller
Demir Emilimini Artırmanın Yolları Nelerdir?

Demir içeren besinler ile C vitamini içeren besinlerin bir arada tüketilmesi emilimi arttırdığı için kan değerlerinizin daha kolay yükselmesini sağlar.

Yumurtayı haşlayarak yemek yerine yeşil biber gibi sebzelerle birlikte menemen şeklinde tüketebilir ve yanında portakal suyu içmeyi tercih edebilirsiniz.

Ispanağı yoğurtla tüketmek yerine yine yumurtayla birlikte pişirmeniz oldukça önemlidir. Baklagillerin yanında marullu, limonlu salatalar tüketebilir, yanında kırmızı et alarak minarel oranınızı artırabilirsiniz.

Kalsiyum, bu mineralin aktif hale gelmesini geciktirmektedir. Bu nedenle süt ve süt ürünlerini ana değil, ara öğünlerde tüketmeniz gerektiğini unutmamalısınız.

Ayrıca kahvaltıda pekmez, özellikle keçiboynuzu pekmezi tüketmek de bu eksikliği yaşayanların faydasını göreceği beslenme önerilerindendir.

Posalı gıda tüketimini azaltmak, mayasız ekmek yerine mayalı ekmek tüketmek, baklagilleri daha çok pişirerek tüketmek, yiyeceklerimizi alüminyum içerisinde saklamaktan çekinmek, aldığımız minarel oranını artırmada etkili olacaktır.

Bu gibi beslenme önerilerini takip etmenin yanında düzenli olarak doktor kontrolünden geçmek ve kan değerlerini kontrol ettirmek elbette en faydalı korunma ve erken tanı yöntemi olacaktır.

Hayatınızdan kahve ve çayı çıkarmak, ek olarak hangi besini hangisiyle yemeniz gerektiğini kavramak etkili bir korunma yöntemi olabilir.

Doktorunuzun uygun görmesi halinde bu minareli içeren takviyeleri kullanarak vücudun eksikliğini giderebilir ve önemli sağlık sorunlarından kurtulabilirsiniz.

Ayrıca google da bu bileşeni aratarak ulaşmak istediğiniz başka bilgilere kolayca ulaşabilirsiniz.

Sağlık hakkında ki diğer yazılarımıza buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir