Ana sayfa » Sağlık » Güneşten Gelen Şifa D Vitamini ve Eksikliği Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Güneşten Gelen Şifa D Vitamini ve Eksikliği Hakkında Bilmeniz Gerekenler

D vitamini cildin güneş ışınlarını alarak sentezlediği uzmanlara göre alınması gereken en önemli vitamin türlerinin başında geliyor.

Dişlerden kemiklere pek çok alanda vücudun olmazsa olmaz ihtiyaçlarından biri olan D vitamininin faydalarını görebilmek için bazı önerilere dikkat etmemiz gerekiyor.

D Vitamini Nedir?

Fosforla birlikte çalıştığı takdirde kalsiyum mineralinin emilmesi için ve kemiklerde depolanması için görev alan D vitamini, anlaşılacağı üzere kemik sağlığında önemli rol oynayan bir vitamin türüdür.

Çünkü kalsiyumun yetersizliği halinde çocuklar raşitizm, yetişkinler ise orteoporoz riski altındadır.

Yalnızca kemikler için değil kas sağlığı için de ihtiyaç duyduğumuz D vitamini, kasların işlevini koruyarak özellikle yaşlılıkta hareketlilik esnasında dengeyi sağlar.

Kemik ve kas yapısının güçlü olması kırık riskini azaltmanın yanında kırık iyileşmesini de hızlandıran faktörlerdendir.

 

D vitamini nedir

D Vitamini Eksikliği

İskelet sisteminin yanı sıra yaşın ilerlemesiyle gündeme gelen bilişsel kayıpların yeterli D vitamini alınmasıyla önüne geçilebileceği görülmüştür.

Diyabet, göğüs, prostat ve kolon kanserleri, romatizma ile MS; D vitamini takviyesi ile kontrol altına alınabilecek diğer hastalıklardandır.

Bu çerçeveden bakıldığında ne denli önemli olduğunu ve faydalarının bir zincir halinde birbiri ile ilişkili olduğunu anlamak güç olmayacaktır.

D2 ve D3 Vitaminleri Nelerdir?

D vitaminin birer alt türü olan D2 ve D3 vitaminleri, farklı formları oluşturmakla birlikte kaynakları açısından da farklılık göstermektedir.

D2 vitaminin üretilmesi için bitkilere ve maya mantarlarına ihtiyaç duyulmakta, bu vitamin türü takviye gıdalar içerisinde yer almaktadır.

D vitaminin en aktif hali olan D3 ise direkt olarak güneş ışığının deriye temas etmesi halinde vücut tarafından sentezlenirken aynı zamanda tahıllar ve takviye gıdalar içerisinde de bulunur.

Balık karaciğeri ve yağlı balık çeşitleri D3 bakımından diğer besleyici besinlerdir.

Günlük İhtiyacımız Ne Kadardır?

Bu vitamin faydası ile eşsiz önemini gösterirken, duruma dair bilinçlenen herkesin aklına gelen ilk soru ne kadar alınması gerektiğidir.

WHO (Dünya Sağlık Örgütü) çocuklar, hamileler ve emzirenler için ve 50 yaşından genç yetişkinler için günlük 5 µg ; 51-65 yaş aralığındaki yetişkinler için 10 µg ve 65 yaşından büyükler için 15 µg alınması gerektiğini önermektedir.

Birimleri daha anlaşılır bir şekilde açıklamak gerekirse öncelikle bu vitaminin ancak güneş ışığıyla birlikte sentezlenebildiğini hatırlatmak gerekiyor.

Uzmanlara göre yetişkinler için günlük ideal ölçüsü 1000 mg. olmakla birlikte, bu miktarın 20 dakika güneş ışığına direkt olarak maruz kalmakla karşılanabildiği değerlendiriliyor.

Görüldüğü üzere diş, kemik ve kas sağlığının devamlılığı için kesinlikle yeterli oranda alınması gereken bu vitamini nasıl temin edebileceğimizi de bilmemiz gerekiyor.

D Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur?

Sorunun yanıtı kadar bu besinlerden maksimum seviyede faydalanmak adına nasıl tüketmemiz gerektiğini de bilmemiz gerekir.

Pek çok besin grubu gibi D vitamini olan besinler de doğru şekilde tüketildiği takdirde gerçek faydalarını açığa çıkarabilmektedir.

  • Mantar: D vitamini bakımından oldukça zengin bir besin olan mantarı tavada az yağla birlikte pişirmek, ideal bir tüketme yöntemidir.
  • Daha fazla fayda görebilmek adına tüketmeden öncesinde güneşte kurutmak, mantarın D vitaminini daha yoğun bir şekilde sizlere sunmasını sağlayacaktır.
  • Balık: Faydalı beslenme listelerinin bir klasiği olan balık, özellikle daha az yağlı olan çeşitleriyle daha çok vitamin almanızı sağlayacaktır.
  • Peynir: En yüksek oranda D vitaminine sahip ilk 5 besinden biri olan peynir, yine türüne göre vitamin oranı da değişen besinlerdendir.
  • Soya sütü: Kuru soya fasulyesinin ıslatılması ve suyuyla birlikte öğütüldükten sonra süzülmesiyle elde edilen bitkisel bir ürün olan soya sütü, hayvansal kaynaklı süt ile aynı oranda protein içerse de çok daha yüksek oranda C, D vitaminleri ve demir içermektedir.
  • Ayran, kefir, süt, yoğurt, tereyağı, yumurta gibi hayvansal gıdalar; tatlı patates, maydanoz, ısırgan otu gibi sebzeler ile yulafta da bu vitamini içerir.
D Vitamini Eksikliği Nedir?

WHO, toplumsal düzeyde D vitamini eksikliği sorunu ile karşı karşıya olan ülkelerin beslenme ve sağlık politikalarını gözden geçirmeleri konusunda gerekli desteğin sağlanması konusunda çağrılarda bulunmaktadır.

Örneğin güneş ışığını yeterli düzeyde alamayan İngiltere, Kanada ya da İskandinav ülkelerinde yaşayan kişilerin bu vitamini besin takviyesi şeklinde almaları şarttır.

Vücudun yeterli miktarda sentezleyemediği ya da kaynaklara yeterince erişemediği durumlara D vitamini eksikliği diyoruz.

Bu eksiklik, tek başına ciddi bir sorun olduğu gibi beraberinde yan etki olarak getireceği hastalıklarla da önemini ortaya koymaktadır.

Alt sınırları gibi üst sınırları da aşılmaması gereken günlük D vitamini ihtiyacının karşılanmaması halinde kusma, istemsiz aşırı kilo verme, yorgunluk, kabızlık ve konfüzyon gibi sorunlar meydana gelecektir.

Eksikliğinin Zararları Nelerdir?

Yeterince alınmadığı durumlarda kemik ve kas sisteminde yaşanacak güçsüzlükler öncelikli problem olacaktır.

Eksikliğin ilerlemesi halinde raşitizm gibi adını sıklıkla duyduğumuz ciddi hastalıklar söz konusu olmaktadır.

Fosfor gibi vücut için temel görevlere sahip minerallerin emilimi, hormosal aktivitelerin doğru şekilde organize edilmesi, yeni hücre oluşumları, sinir ve bağışıklık sistemi ile kemik, kas yapılarının doğru şekilde işleyişi direkt olarak bu vitaminle ilişkilidir.

Son senelerde yapılan bilimsel araştırmalar D vitamini eksikliği halinde diyabet, kalp damar hastalıkları, kolon, bağırsak, meme gibi kanser türleri, enfeksiyonlar ve çağın sorunlarından depresyonun gelişeceğini ortaya koymuştur.

Pek çok tıbbi kaynak bu bileşenin bağışıklık üzerinde büyük bir role sahip olduğunu; romatoid artrit, sistemik lupus eritematoz gibi bağ dokuyu yakından ilgilendiren hastalıklarda semptomları azalttığını belirtmektedir.

Özellikle hormonlarla ilişkisi düşünüldüğünde diyabetin nedenleri arasında bu eksikliğin yer alması pek de şaşırtıcı değildir.

Eksikliğinden Korunma Yolları Nelerdir?

Bu vitamini içeren besinler her ne kadar iyi birer kaynak olsa da ne yazık ki günlük ihtiyacımızın ancak 5’te 1’ini karşılayabilmektedir.

Geri kalan oranın tamamlanması için ise güneş ışığına maruz kalmak şarttır. Ülkemiz için Mayıs ve Kasım ayları aralığındaki süreç bunun için ideal olmakta, iki kol ve iki bacağın da güneş koruyucu faktör içermeyen kremler olmaksızın güneş görmesi gerekmektedir.

Saat  11.00 ila 15.00 aralığında güneşlenmeyi tercih eden beyaz tenliler için 15-20 dakika gibi bir süre yeterli olurken koyu tenliler için bu süre 30-45 dakika gibi daha uzun bir süreye çıkmaktadır.

Daha uzun süre güneşlenmek isteyenlerin krem ile güneşin zararlı ışınlarından korunması gerekirken, pencereden süzülen ışığın yeterli olmayacağının altını çizmek gerekiyor.

Bunun için yalnızca besinleri tercih etmenin, besinlerde bulunan kolesterolü de hesaba katarsak pek iyi bir tercih olmayacağını hatırlatmakta fayda vardır.

Somon, sardalye, uskumru gibi balık türlerini sofranızdan eksik etmemenin pek çok faydası mevcuttur.

Ancak odaklanılması gereken önemli bir özellikleri de bu balıkların yoğun birer D vitamini takviyesi olduğu yönündedir.

Kültür mantarı sanayi alanlarında güneş görmeden yetiştiğinden sanılanın aksine vitamin kaynağı olarak değerlendirilememekte, güneş görerek kendi doğal ortamında yetişen mantarların tercih edilmesi gerektiği bilinmelidir.

Düzenli uyku ise vitamin sentezini olumlu etkileyen bir D vitamini takviyesi yöntemidir.

Narkolepsi ya da huzursuz bacak sendromu gibi uyku kusurlarının düşük vitamin değerlerine sahip bünyelerde daha sık görüldüğü bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

D Vitamini Damlası ve İlaçları

Damla formunda alınsa bile genişleyen yağ yüzeyi yeterli vitamin emilimini engellemektedir.

Bu nedenle aşırı kilo sorunu yaşayanların da vitamin eksikliği ile karşı karşıya kaldığı bilinmektedir.

Obezite sorunu yaşayan bireylerde ki yağ hücreleri bu bileşeni etkisiz hale getirmektedir.

Bu nedenle vücut yeterli güneş ışığına maruz kalsa da vücutta vitamin açısından eksiklik yaşanmaktadır.

Dış ortamda yürüyüş yapmak, kilo verirken bir yandan güneşe maruz kalmanızı sağlayarak çift etki yaratacağından ilaçlara oranla daha etkili olacaktır.

Epilepsi, mantar, AIDS gibi hastalıklara karşı kullanılan ilaçlar ve kortizon içeren ilaçlar vitamin emilimini olumsuz etkilemektedir.

Bu nedenle ilaçları kullanan kişilerin düzenli doktor kontrolüne ekstra özen göstermeleri gerekir.

İlaç kullanmayan sağlıklı bireylerin dahi bu sağlık düzeyini korumak adına her 6 ayda bir doktor kontrolünden geçmesi gerekmektedir.

Uzmanlar D vitamini ilaçlarının doktor tavsiyesi dışında kullanılmaması gerektiğini söylemektedir.

Damla formu D vitamini hapına göre dahafazla fayda sağlarken, bu ampullerin yalnızca doktor yönlendirmesi ile alınması gerekmektedir.

Sağlıkla ilgili diğer yazılarımıza buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir