Ana sayfa » Sağlık » Aç Kalmak Gerçekten Sağlığa Zararlı mı?

Aç Kalmak Gerçekten Sağlığa Zararlı mı?

Aç kaldığımızda genellikle sinirli ve huysuz bireyler oluyor, açlığın negatif etkileriyle karşı karşıya kalıyoruz.

Aç kalmak yıllardır Afrika adında ki o koskoca kıtanın, en büyük problemidir.

Birleşmiş Milletlerin yaptığı araştırmaya göre 2018 yılı itibariyle dünyada 124 milyondan fazla insan açlık sınırında yaşıyor.

Bir sonraki öğününün ne olacağı hakkında hiçbir fikri olmayan bu kişiler “Kronik Açlık” denilen sınırda yaşıyor.

BM’nin istatistiklerine göre bu sınırda yaşayan insan sayısı ise 815 milyon kişidir.

İnsanın suratına en sert şekilde çarpan gerçek ise bu insanların yüzde seksenini çocukların oluştuyor olması.

Bu bahsettiklerim başlı başına bir başka yazının temel konusu olacak nitelikte.

Ne yazık ki bu konuyu biraz erteleyeceğiz. Tüm insanlığın onlarca yıldır yaptığı gibi.

Yin and Yang’ı bilir misiniz? Bilirsiniz tabii. Hemen şu aşağıdaki şekilden bahsediyorum.

Ying Yang Dünyadaki karşıt kutupları ve bu uç kutuplar arasındaki ilişkiyi irdeleyen bir felsefi akımdır.

Bu felsefi akımın en temel ilkesi her şey iki kutupludur ve birbirlerine zıttır, fakat her kutup kendi içinde diğerini de barındırır.

Yazının temel konusuna bu şekilde bir giriş yapmak istedim çünkü birazdan okuyacaklarınız tamamen bu felsefi akım ile eşleşmekte.

Dünyada her yıl birçok alanda “Nobel” ödülleri verilmekte. Gelin sizi 2016 yılında “Nobel Tıp” Ödülünün sahibi ile tanıştırayım.

AÇ KALMANIN VÜCUDA FAYDASI

“YOSHİNORİ OHSUMİ”

Yoshinori Ohsumi hücre biyolojisi ile ilgilenen Japon bilim adamı. Uzmanlık alanı Otofaji’dir. Otofaji hücrelerin kendi kendilerini sindirmesi olayına verilen isimdir.

Yoshinori Ohsumi bu alanda birçok çalışma yapmış ve günümüzün en büyük sağlık problemlerinden biri olan kanser alanındaki çalışmalara hız kazandırmıştır.

Tokyo Teknoloji Enstitüsü Frontier Araştırma Merkezi’nde profesör olarak görev yapmaktadır. Yaptığı çalışmaların ciddiyetinin altını çizmek adına aşağıya aldığı ödüllerin listesini bırakıyorum.

  • Fujihara Ödülü , (2005)
  • Japan Academi Ödülü, (2006)
  • Asahi Ödülü, (2009)
  • Kyoto Temel Bilimler Ödülü (2012)
  • Gairdner Vakfı Uluslararası Ödülü (2015)
  • Uluslararası Biyoloji Ödülü (2015)
  • Keio Tıp Bilimleri Ödülü (2015)
  • Medical Science Prize (2015)
  • Wiley Ödülleri – Biomedikal (2016)
  • Nobel Tıp Ödülleri (2016)

Otofaji temel anlamda işlevini yitirmiş hücrelerin lizozomunu kullanarak kendilerini yok etmesi işlemidir.

Ancak bahsettiğimiz açlık etkeni hücre tam olarak işlevini yitirmiş olmasa da, işlevini yitirmiş gibi hissetmesine ve bu işlemi gerçekleştirmesine yol açmaktadır. Bir nevi hücreyi kandırmış olmaktayız.

Tıpkı Ying Yang’ta olduğu gibi burdaki durumda ortaya çıkan bir sonuç var. Bünyede yaşanan açlık zamanla Otofaji denilen hücrelerin kendilerini sindirmesi olayının ortaya çıkmasına sebep oluyor.

Bu durumda kendini sindiren hücreler, yeniden besin alınımında kendilerini önceki hücrelerden daha sağlıklı bir şekilde inşa edebiliyor.

Kontrollü bir açlık vücudumuza çok ciddi bir şekilde faydalı oluyor. Kötü gibi görünen bir durumun içinde uzaktaki diğer kutup kendini gösteriyor.

Bu çalışmaların kanser ile ilgili ayağında ise şöyle bir teori bulunmakta:

Kanser denilen hastalık basit anlamda istenmeyen hücrelerin istenmeyen ivmeyle çoğalması durumudur.

Bu çalışmalar Otofaji ile kanserli hücrelere yönelik bir sindirme işlemi gerçekleştirilebileceğini göstermiştir.

Gelecek çalışmaların sonuçları (ben her ne kadar inanmasam da) kanserlerin etkilerinin azabileceği yönündedir.

Biliyorsunuz ki Ramazan ayındayız. Ülkemizde oruç tutan çok ciddi bir kitle bulunmakta. Böylelikle oruç tutmanın kısmen yararlı olduğu da söylenebilir.

Ancak unutmamak lazım vücudunuzun susuz kalıp kurumasının bilimsel bir faydası henüz keşfedilmemiştir.

[zombify_post]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir